Sırtlanların Kurultayı 7 ve 8 Saur’un (27 ve 28 Nisan) devamıdır

Sırtlanların Kurultayı 7 ve 8 Saur’un (27 ve 28 Nisan) devamıdır

7 ve 8 Saur, kara günler geldi çattı derken caniler 9 Saur (29 Nisan) tarihinde bir kez daha utanç verici lekeyi tarihimize yazdırmak istemekteler. Hain ve gerici unsurlar, “Barış, güvenlik ve kalkınma” gibi gönüle hoş gözüken adlarla ABD’nin emriyle yine Büyük Kurultay ( Loya Jirga) adı altında Ortaçağ’dan ışınlanmış yırtıcı Taliban’ı tüm gaddarlık ve cinayetlerine karşın, bağışlamak ve onları hakimiyete ortak yapma çabasındalar. Bu utanç verici kurultay kan içinde kıvranan ülkemizi işgale, gericiliğe, irticaya, savaşa, güvensizliğe, yolsuzluğa, yağmaya, adaletsizlik ve türlü musibetlere sürükleyeceği muhakkaktır. Böyle yapmaca kurultaylarla müzakerelere acı çekmiş gerçek halkımız yerine 7 ve 8 Saur’iler Taliban ve teknokrat kardeşleriyle aynı çatı altına toplanıp milleti pis pençeleri arasına daha sıkı almak istemekteler.

Görünüşte Khalilzad barış getirmek için dört bir yana koşuşturmaktadır, oysa Afganistan Dayanışma Partisi( Hambastagi) “ Savaş çıkaranlar hiçbir zaman barış kurucu olamaz” diye defalarca söylemiştir. Khalilzad sadece ABD’nin sorunsuz şekilde Afganistan’da kalmasını planlamaktadır. Halbuki ABD, NATO ve işbirlikçilerinin Libya, Irak, Suriye, Ukrayna ve Sudan’da gerçekleştirdiği kanlı tarihi herkesçe bilinir. Dolayısıyla nasıl ülkemizin demokrasileşmesini, kalkınmasını ve normalleşmesini nasıl kollayacaktır!? Elbet halkımız işgalci ABD’nin acımasızca bombalamalarını ve Afganistan’daki teröristperverliğini daha unutmadı ve daha yaraları sarılmamıştır. Afgan halkı, ABD’nin nasıl da İslamcı radikal grupları eteğinin altında yetiştirip tekrardan kurt sürüleri gibi insanların üzerine saldığını hatırlıyor. Bugün ise cinayetlerinin devamında Hikmetyar’ın kenarında Taliban gibi vahşi yaratıkları yaralı halkımızın üzerine salmak istemektedir.

Diğer bir mevzu ise ülkenin ABD perest aydınları her gün televizyon kanallarında yorumcu sıfatıyla işgali savunmakta ve ağızlarından dökülen pisliklerle şerefli her vatanseverin öfkesini artırmaktadır. Bu unsurların vicdanı ve utanması yoktur. Oysa bugün ABD ve işbirlikçileri kendi elleriyle yok etmeye çalıştıkları Taliban’ı tekrar köşkün başına getirip yeniden halkımızın sırtına yüklemek istemekte. Bunu gören bir insan azıcık bile vicdanı varsa böyle bir utanca dayanamaz ve direniş gösterir. Bazıları alternatifin olmadığından söz eder. Ancak bu parazitler çirkin anlaşmalarıyla vatanı gericilik, işgal ve köktencilik fırtınasının içine göndermektedirler. Gerçek aydın bir insanın her zaman direnişçi ve öncü lider sıfatıyla halkının yanında durması gerekiyor. Gidip de canilerin elini öpmesi değil.

Ata Mohammad Nur, Mohaqqiq, Qanuni, Turan İsmail gibi Cihatçı pislikler birkez daha pis mahiyetlerini gün yüzüne çıkardılar. Düne kadar “ Taliban’a karşı Mücadele”den bahsediyorlardı. Oysa şimdi Taliban ve ISI’ın babucunu öpmek için Moskova’ya gidiyorlar ve bazen de barbarların temsilcilerini Doha’da ziyaret etmek için birbiryle yarışıyorlar. Halkımız bu pisliklerin vatanı satmak için ne tür rezilliklere başvurduklarını artık biliyor. Öte yandan Gani ve Abdullah müzakerelere karşı gibi bir oyun sergiliyorlar. Eğer riyakar ve kukla olmasalardı en azından milletin isteğini yerine getirip on binlerce asker, polis ve sivilin katili olan Enes Hakkani’yi dar ağacına asarlardı. Ancak tecrübelerde anlamışız ki bu ikisi halkla hiçbir yakınlığı olmayıp tek aşkları John Kerry’nin kendilerine armağan ettiği siyaset koltuğudur.

Tıpkı İngiliz ve Rus işgalcileri utanç içinde ülkeden dışarı attıkları gibi yine el ele verip işgalci ABD ve onun kukla Cihatçı ve Talib’lerine karşı direniş göstermek, halkımızın boynunun borcudur. Gerçek bağımsızlığımızı yeniden kazanıp hain oyunları bozmazsak ve tüm gerici ve hain unsurları silerek barbarları sonsuza dek ülkemizden atmazsak, bunların cinayetleri her gün devam edecektir. Ülkenin dört bir köşesine zulüm ve istibdata karşı direniş grupları örgütlememiz gerekiyor. Ülkemizin kadınları Malalai Mayvand, Mina ve Nahid gibi öncü kadınlardan ilham alarak radikal islamcılara karşı direnmelidir. Tıpkı Malalai Joya ve Belqis Roşan gibi bu gaddarların cinayetlerini gün yüzüne çıkaracaklar ki bir daha 7 ve 8 Saur gibi tarihimizin kara lekeleri tekrarlanmasın. Sadece direnişle ve Milli hainlerle onların yabancı hamilerine karşı dik duruşla Barış, Adalet ve Saadete ulaşmaktan başka çaremizin olmadığını tarih defalarca göstermiştir.

Afganistan Dayanışma Partisi

26 Nisan 2019

105 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi